YIKIKTEMO
Banlandı
Yeni Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 35
|
 |
« : 31 Aralık 2008, 11:46:42 » |
|
Selam, Sohbet tadında. Sevgili arkadaşlarım ve misafir okuyucular, bu akşam akvaryum sevdası üzerine bir kaç şey yazmaya karar verdim. Umarım beni anlar ve anlayış gösterirsiniz. Bu yazıyı yazmaya karar verirken, bunca yıl gördüğüm işleyişi mi yazsam? yoksa genel olarak gidişattan mı söz etsem dedim? Öyle ya canım yazı yazmak istemişti. Belki bir arkadaş kendinden bir şeyler bulur dedim. Yıllardır esnaf arkadaşlara gider gelirim. Bu arada bir sürü müşteriler gelir anlamsız sorular sorar, bu anlamsız soruların sonucunda anlamsız malzemeler alınır ve eve gidilir. Çoğu zaman fanus içerisinde bir takım malzemeler yada, minik akvaryumlar içerisinde bazı ucuz ekipmanlar ve kuruluma hazır yazılı fiyat etiketi asılır. Bu akvaryumlar ısrarlı çocuklarına akvaryum almaya gelen anne ve babaların ilk göz ağrılarıdır. Aynı zamanda harçlığını biriktirmiş gencecik kardeşlerimizin çaresiz tercihleri olur.
Bu tercih aslında hobideki geleceklerinin bir başlangıcı ve yine zamansız bitişi olacaktır. Yıllar öğrettiki iyi bir esnaf bu aşamanın en önemli unsurudur. Bu kardeşlerimiz hevesle akvaryumlarını kurarken yardımına ihtiyaç duydukları esnaf abilerinin kendilerini geçim kaynağı olarak çoktan seçmişti. Elbette geçim kaynağı olarak seçeçekti bu onların işi ve bakmak zorunda oldukları aileleri vardı. Ancak bir yeni ve hevesli başlangıcı yanlış yönlendirmezlerse sürekli olarak ailelerini bu sektörden geçindirebileceklerdi. Peki bu süreç her zaman doğru işledi mi ? hayır işlemedi. Bu bilinçsiz alış veriş yapan gencecik kardeşlerimiz için özel malzemeler, süsler, boyalı deniz kabukları, plastik bitki, renkli kumlar vs vs bolca bulunduruldu.Bu kesim geçim kaynağı olarak bu yol seçilerek görüldü. Yanlış balık satışı, tavsiyesi her dükana gelişinde almasını söylediği farklı yemler, uyduruk motorlar, sıvılar, ıvırlar, zıvırlar oldu. Sonuç olarak kayıplarla kurulan akvaryumlara, bir deneme daha yaparak balık satın alan kardeşlerimiz, üçüncü denemeye sıra geldiğinde durdu düşündü. Bu düşünce bazılarının akvaryumlarını, fanuslarını depolara, ardiyelere indirirken bazılarını yıldırmadı. Yılmayanlar inatla, azimle, araştırma ile yürüdü. Bu yürüyenler sizler bu yazıyı okuyanlardır. Bizde yola sizinle devam edeceğiz.
Bunca yıl gösterdiki bu esnaf kardeşlerimizde bu kesime hitap eden her türlü malzeme bulunurken, bilinçli alış veriş yapacak deneyimli akvaristlerin satın alacağı malzemeler neredeyse bulunmadı ve siparişle getirildi. Tabi bu düşüncelerimin dışında tutulması gereken işini iyi yapan esnaf kardeşlerimiz çok var. Benim sözüm hak edenedir. Türk akvaryum sektörüne bakıldığında uzmanlaşmış ileri seviyedeki hobicilerin bir araya gelerek anlamlı bir yerli ürün ortaya koyulmamış. Hobi yine bireysel başarılarla ilerliyor. Oysa hobinin ilerlemesi esnafından, ithalacısına akvaristinden, izleyicisine kadar uzanmaktadır. Eğer genç ve üretim meraklısı kardeşlerimize, aynı akvaryumda bulunan ve içerisinde tamamen erkeklerin olduğu balıkları, baskın erkekler yüzünden renklerini gizleyenleri dişi diye satarsanız, bu hobinin ilerleme seviyesi malasef yavaş olacaktır. Bu olumsuzluklara ithalatı zorunlu bazı türleri( Tanganika) ülkemize getirirken, 50 balık içerisinde bir dişi olduğunu gizlerseniz ve yine önemli olan bir husus olan, alt türü pahalı bir tür ismi altında satarsanız, üretmek düşüncesiyle bu balıkları tercih eden kardeşlerimizi bilinçsizce çabalayan hobiciler yaparsınız. Ve yine örnek olarak, Kingoma türü frontoza'yı blue zaire, kahverengi calvus'u siyah calvus diye satarsanız ve tavsiye ederseniz ne beslediğini ne üretmeye çalıştığını bilmeyen akvarist yaratırsınız. Oysa yanlışlık yok iyi okuyun, aynı balık sanılan türler arasındaki fiyat farkı minik yavrularda 150-200 ytldir. Bizler ve esnafımız başta olmak üzere bunlar anlatılmaz ise ortaya ne beslediğini bilmeyen, ilerleyemeyen akvarist çıkar. Ondan sonra tüm platformlar ileri seviye ileri seviye diye bir şeyler anlatmaya çalışsada, ilerleme bir noktaya kadar gerçekleşir. Her esnafın bunu yapmasını, bu balıkları getirememesini anlarım. Peki İstanbul'da iki katlı güvenlikli esnaflar neden gerçeği izah etmeden satış yapıyor. Bu benim düşüncemin doğruluğunu ortaya koyan gerçektir. Eğer sistemin ilerleyişi bu şekilde olursa, bizler Frontozadan, Tropheusdan yavru alanlara daha çok hayretle bakarız.
Tabi hobiye başlayanların, başlamış ve biraz yol almış olanların yaptığı hatalar yok mu? Elbette var. Esnaf kardeşimizin ısrarla 'alma olmaz' demesine şahit olmamıza ramen, geri getirirsen geriye almam diyen esnafa balığı geri getiremeyince, balıklarına bir süre sonra saldıran balığı, klozete atarak sifonu çeken hobicilerin kıs kıs gülmelerini duyar gibiyim. Sabırsız ve araştırmayan hobici yerine, araştıran, satın almadan bilgi toplayan hobici her zaman başarılı olacaktır.
Akvaristler için bulunmaz nimet olan forumlar bunun önüne geçebilir. Yeter ki kullanmasını bilelim. Hazır kolonilerden, yerli üretimlerden yani bir birimize damızlık olamak üzere daha çok bu tarz balık yavruları alalım verelim. İthalat yapılmalı, ancak bazılarında sonuç ortada ve bu olumsuzlukları en aza ne kadar çok indirirsek o kadar çok ileleriz.
Akvaryum kurmadan önce araştırmak bilgi edinmek başarının anahtarı, bunu anlamak bu kadar zor mu?
Bir balığı aldıktan sonra değil, almadan önce araştırmak bu kadar zor mu?
Bir akvaryumu kurunca biraz sabırlı olmak, ilk önce gözle görüleni değil, görülmeyen yararlı canlıları beslemeyi öğrenmek bu kadar zor mu?
Akvaryumcularda alış veriş yapmadan önce ne istediğimizi bilmek, bu istekleri daha önceden gerektiği şekilde hazırlamak bu kadar zor mu?
Bir balığa, canlıya, malzemeye, ekipmana, kuma, cakıla satın almaya gitmeden önce bir ön bilgi ile esnaf karşısında ne istediğini bilen akvarist olmak bu kadar zor mu?
Okuduğum ve hoşuma giden güzel, anlamlı bir yazısı ile yazıya son vermek istiyorum.
Sende bir yumurta var, bende bir yumurta var. Ben sana yumurtamı verdim, sen bana yumurtanı verdin. Sonuç olarak, sende yine bir yumurta, bende yine bir yumurta var.
Sende bir bilgi var, bende bir bilgi var. Sen bana bilgini verdin, ben sana bilgimi verdim. Sende de iki bilgi, bende de iki bilgi oldu.
YIKIKTEMO, Sevgi ve saygılarımla...
|